Kullanıcı Girişi
Kullanıcı Adı
Parola
Parolamı Unuttum
Anımsa
Yeni Üyelik
Anasayfa
Halısahalar
Takımlar
Oyuncular
Turnuvalar
Ürünler
Forum
Eğlence
Kullanıcılar
2 üye ve 6 konuk online.
Toplam 560 kayıtlı üye.
Arama
Detaylı Arama
Halısaha Online Haberleri
Marsillia Besiktaşa Sert Çıktı: 2:0
Voxman
00:00, 19.09.2007
Şampiyonlar Ligi ilk maçında deplasmandaki karşılaşmada daha ilk dakikalardan itibaren iki takımın da benimsediği futbol kendini belli etti.
Marsillia çok koşan ve çok sert müdehaleleri ile kötü ama hırslı bir futbol oynarken Beşiktaş ise tatilde gozozuna futbol anlayışıyla karşılık verdi. Hemen ekleyyim Beşiktaşlı futbolcuların kendinden emin tavırları güven verir gibi olsada oyunu kazanmak istemedikleri aşikardı. Öyleki elfreni çekik otomobil gibi mıymıylanarak atağa çıkmaya direnen takıma baktığınızda "Niye oynamıyorlar" sorusu ilk akla gelen şeydi. Sanki biraz oynasalar hemen üstünlüğü ele geçiriverecekmiş gibi bir hisse kapıldık. Ancak bu inatları daha sonra başımıza örülecek çorabın iğnesi de ipliğide olacaktı: Kendi düşen ağlamaz.. İyi de bizim suçumuz ne?
İlk dakikalardan itibaren oyuncularımızı sakatlama pahasına, bastırarak kalemizi saçma vuruşlarla (Bakınız Topu dağa taşa vurmak) yoklayan rakip takım Marsillia niyetinin kötü olduğu sinyallerini verdi. Özellikle topla hızlı oyuncularını kanatlarda durdurmakta oldukça zorlandık.
Kısır geçen ilk yarının en önemli notu Beşiktaşın iki zorunlu oyunucu değiştirmesi oldu. Belki fazlası da olurdu ancak hakemin katliama dayanamayarak çıkarmaya başladığı sarı kartlar biraz olsun terörü hafifletti. Tabi aynı sakatlıklara sebep vermediğimiz halde herzamanki saçma saçma ve gereksiz hareketlerimizden yediğimiz kartlar da bize çıkan faturalar oldu. Biz anlamsızlığa bayılıyoruz nedense..
Sonuç olarak ilk yarıda sedyeye yatmayan oyuncumuz kalmadı gibi. Bunda Marsillia'lıların olduğu kadar sertliğe karşı don lastiği kadar esneyen hakemin ve bırakın sertliği basit şarjarda bile ayakta kalamayacak kadar dayanıksız gözüken futbolcularımızın da parmağı olduğu kanaatindeyim.
İkinci yarı rüzgara karşı oyuna başlayan Beşiktaşta en belirgin farklılık kaleci Hakan da baş gösterdi. Oysa ilk yarıda rüzgarla beraber oynadığımızın hiç farkına varmamıştık!? Dakikalar ilerledikçe "Eh en azından yenilmiyoruz" derken rüzgara karşı zaafını daha degajlarından belli eden kalecimizin hatasını diğerleri de seyredince ilk golümüzü yedik: Muz şeklideki korner atışında uzak direkten dönen topa ayak koyan Marsillia'lı defans oyuncusu Rodrigez (herhalde adı çok daha uzundur..) takımını 1-0 öne geçirdi.
Golden sonra "Boşuna mı yırtınıyoruz?" şüphesine giren rakip seyirciler rahatlayıp seslerini açarken hareketsizlikten kramp girmiş Beşiktaşta canlanma çalışmaları başladı. Ve bu kıpırtılar sadece ön çalışma olarak kadlı. Çünkü galibiyete daha yakın olmanın verdiği hırs ile Marsillia da bastırmaya devam etti. Tabii bu arada yırtılan kas başına çıkan kartlarla rakip oyunculardaki sararma sürüyordu.80-85 dakikalarda iyice anlamsızlaşan futbol dura-kalka giden minibüs kadar zevk veriyordu.
85inci dakikadan sonra futbolun spor olduğunu ve -eh biraz- koşmak gerektiğini hatırlayan Beşiktaşlı oyuncular kurdukları kısmi baskı ve kaçırdıkları gollerle "Acaba" dedirtti. Ancak Marsillia'nın daha çok sarı kart alacak oyuncusu vardı ve son ümitleri de kemiklerimizle beraber kırdılar..
Rakibin panikleme dakikalarına girdiğimizde ise kopuk kopu oynanan oyun bize fırsat tanımadı. Üstelik tam uzatma dakikalarına girerken marsilia'lı sarışın zenci forvet uzun atılan bir top ile, oynamak yerine yere uzanmayı tercih eden son oyuncumuzu geçerek maçın skorunu ilan etti: 2-0. Belki pozisyonda yapılan bir faul atlanmış olabilir ancak Marsillia kesinlikle daha çok isteyen taraf olarak kazanmayı da haketmişti.
90+3'te rakip kaleci ellerinde eriyen son şutumuzla birlikte maç bitti. Muhtemelen Beşiktaş yürüyerek yavaş futbol sevdası yüzünden puan hatta puanlar kaybederek hayal kırıklığı yarattı.
Akla en yakın yorum (çünkü akıl daha fazlasını almıyor) esnemenin bulaşıcı olduğu teorisine dayanarak Beşiktaş baygın ve uyuşuk futbolun Marsillia'lı futbolcuları ipnotize edeceğini sanmasıdır. Ancak çalkantılı günler geçiren rakibin topun ağzındaki koçu ve oyuncuları sürekli birbirlerini çimdikleryerek ( Valla açıklamak gerekirse her dakika birbirlerini uyarıp iletişim içinde kaldılar) uyanık kalmayı başardılar.
Kısaca Beşiktaş o kadar da iyi olmayan bir rakibe temiz bir skorla kaybetti.
Son olarak birileri takımın fizik kondisyonunu arttırmalı ve bir zahmet Arjantinlinin başını çektiği futbolcularımızın kısır çalım sevdalarına bir dur demeli. Hala çalım attıktan ileriye değil geriye pas vermeyi veya adam geçmeyip ikinci, üçüncü darbeyi bekleyen zihniyeti anlamak için çaba sarfediyorum ama olmuyor.. Bilen varsa söylesin. Benim bildiğim ise bu futbol değil şampiyonlar liginde ligde bile güç ayakta kalır.
Tümü
Nike Halı Saha Ligi 2009
NIKE Halısaha Turnuvası
A.Madrid:4 - K.Erciyes:0
Sion-Galatasaray: 3-2
Fener Interi Yener: 1-0
Sponsorlar
Sponsorlar
Anasayfa
|
Halı Sahalar
|
Takımlar
|
Halısaha Sporcuları
|
Halısaha Turnuvaları
|
Halısaha Ürünleri
|
Halı Saha Forumları
|
Halısaha Eğlencelikleri
Halı Saha Arama
|
Halısaha Online Kuralları
|
Halısaha Tanıtım
|
İş Olanakları
|
Yardım
|
Hakkımızda
|
İletişim
|
Gizlilik
Bu site en iyi 1024x768 ekran çözünürlüğü ve 24 bit renk derinliğinde güncel internet tarayıcılarıyla uygun olarak görüntülenip kullanılabilir.
[343,7214 ms] © 2006 Halisahaonline.com -
Webmaster: www.modul3d.com